Okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Olağanüstü Bir Gece



Merhabalar

Stefan Zweig'in okuduğum kitaplardan yine bir tanesi ile karşınızdayım. Olağanüstü Bir Gece

Yazarın kitapları, daha doğrusu benim okuduklarım kraterlerin iç dünyası ve ruhlarında hissettikleri ile ilgili.

Yazar genelde karakterlerine psikolojik analizler yaparak anlatıyor.

Olağanüstü Bir Gece'de bunlardan biri.

Burjuva hayatı yaşayan ve varlığını duyarsız olarak sürdürürken bir subayın,  at yarışlarının seyrettiği bir günde, bunca zaman yaşadığı burjuva hayatınından saparak ahlaksız bir suç işler.

Yaptığı yanlışı düzeltmek isterken, yeniden yanlış yaparak kendinle hesaplaşmaya başlar. Hesaplaşma gecenin ilerleyen saatlerde şehrin arka sokaklarında dolaşmaya başladığında insan olma gerçeği fark edilir.

İşte o adamın içinde haz ve mutluluk ve farkındalık oluşmaya başlamış olur.

Bir gecede nasılda değişim yaşandığını ve bunu iç dünyasına nelere yol açtığını anlatan Zweig, tadımlık kitabında o kadar güzel vurguluyor ki, işte orada alıp okumak lazım.

Zweig sevenler, yazarın tarzını biliğinden bu kitabı da çok sevecektir.

Kitap bir oturmada bitebilecek 69 sayfadan oluşan bir modern klasik serisi.

Bu kadar psikolojik analizler yapan bir yazarın intiharın eşiğine getiren nedir diye sormuyorum değil.

Yaşasaydı kim bilir daha ne çok güzel eserler bırakabilirdi.

Bu kitap bir beyefendinin dönüşüm hikayesidir.

Hepimizi bir yerden bir yere dönüştüren hikayelerimiz yok mu?

Damak tadı bırakacak bu kitabı okumanız tavsiyedir.

  • Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yetiricek bir şeyi yoktur.
  • Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.
Stefan Zweig'in okuduğum diğer kitaplarının yorumlarını merak ediyorsanız,
buyrun.



9 Mayıs 2016 Pazartesi

Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural

Yazıma "Her çocuk özeldir" diyerek başlıyorum bende.

Kitap aşığı olarak yorumlayacağım ilk kitap sitemizde Timaş Yayınları'ndan basımı ve satışı gerçekleşen şu an en çok satanlarda olan Adem Güneş'e ait Çocuk Eğitiminde 100  Temel Kural adlı kitap olacaktır.

Hangimiz çocuğumuzu yanlış yetiştirmek isteriz? İstemeyiz elbette. Fark etmeden yapmış olduğumuz o kadar basit hatalar var ki, bazen anlayamıyoruz. Ben kendimi çok okuyan, elimden geldiği kadar mantıklı ve düzgün cevaplar vermeye çalışan bir anne olarak görürdüm. Ta ki bu kitaptaki yazıları okuyuncaya kadar. Her bir sayfada bazen “Aaaa bak bunu bundan yapmış.  Aaaaa ben demek böyle yaparak yanlış yapıyor muşum?”

Timaş Yayın Gurubu' un kitaplarını ilk gördüğümde elime alıp incelediğim ilk kitap Çocuk Eğitiminde 100  Temel Kural kitabı oldu ve ertesi gün hemen okumaya başladım.  Kitabı bitireli uzun bir zaman oldu ve başka değerli bir anneye okunması için ödünç verildi. Oradan gelince de başka bir anneye verilecek. Bu kitap sadece anneler için değil, babalar içinde geçerli. Onlarda mutlaka okumalı. Bir çocuk anneden sevgiyi, babadan da güveni alır. Bunu unutmamak gerekir.

Kitapla ilgili detay vermekten kaçınıyorum. Çünkü okumanızı istiyorum.

Bana ilginç gelen bir kaç sayfayı sizinle paylaşmak ve ne kadar faydalı ve eğitici olduğunu göstermek istiyorum.

100 Temel kuraldan oluşan bence ebeveyn eğitmeni bu kitap, mutlak ve mutlak okunmalı. Çocuklarınızın hangi duygularla büyüdüğünü öğrenmeliyiz.

Okuyanlar olursa bana yorumlarını bırakırsa çokkkk sevinirim.

Şimdiden teşekkürler

Hoş çakalın
Unutmayın...
Çocuk sevildiği kadar sevebilir.

adem günes.jpg


Adem Günes.jpg

Adem Günes.jpg

Adem Gunes.jpg

24 Nisan 2016 Pazar

Kafka Okur Dergisi

kafka Okur

Merhabalar

Genelde hep okuduğum kitaplar söz ediyor ve yorumluyorum. Bu sefer son derece keyifle okuduğum ve bana yeni şeyler öğreten bir dergiden bahsetmek istiyorum.
Kafka Okur, bir fikir sanat ve edebiyat dergisidir.

Kafka Okur, iki ayda bir yayınlanan bir dergidir.

Kafka Okur, içerik olarak hem göze, fotoğrafları ile ruha hitap etmektedir.

Ve bence oldukça kalitelidir.

CEMİL MERİÇ

Neden bu kanıya vardığımı size şöyle anlatabilirim.

Her bir sayı farklı kişiler ve konular seçilerek hazırlanıyor ve okuyucuyu yormadan sıkmadan anlatılmaya çalışılıyor.

Ben dergi sayılarını atlamadan takip etmeye çalışıyorum.

Güzel röportajlar, değişik hikayeler ve sözler, kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz şiirler bulabilirsiniz.

CANSU TOK CAMDAN KALP

Ben size Mart ve Nisan sayısından biraz bahsedeyim.

Kafka Okur'un son sayısında Sylvia Plath'ı anlatmış.

Ben Sylvia Plath' hiç bilmiyormuşum. Çok okuyan birisi olarak da bilmediğim için kendim kızdım. Yazarın kısa hayat hikayesini, intiharını, şiirlerini okudukça çok etkilendim.

KAFKA OKUR

İntihar etmeyip, daha uzun bir yaşam sürebilseydi, bence üstün zekasından daha neler çıkacak ve bizlere okumamanız için bırakacaktı.

Sylvia Plath en popüler klasiği kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı kitabı Sıça Fanus'dur.
Ben şimdiden kitabı okumak için alışveriş listeme eklemiş oldum.

Kafka Okur sayesinde edebiyat ve kültürel bir çok yazı ve makale okumuş oluyor, kısa öykülerle kendim betimleme yapıyorum.

Sanal alemde dergi için ne kadar iyi yorum varsa, bir o kadar kötü yorum okuyorum.

Her bir okuyucunun ilgi ve beğeni tarzı olabilir ama ben şunu dile getirmek istiyorum edebiyat ve küttür yoğunluğunun bolca işlendiği bir dergiye bence ön yargılı bakmamalı, bir okumalısınız.

Kafka Okur dergisi yayınlanmaya başladığı tarihten bu yana her geçen gün satışı artmaya devam eden bir dergi olma yolunda başarılı şekilde ilerliyor.
Derginin fiyatını fazla bulanlar için demek istediğim iki ayda bir yayınlanan bir dergi için 8 TL makul bir fiyat.

Kitap ve dergilere verilen meblağlar size bilgi olarak geri döndüğünü düşündüğünüzde, bence bilgi paradan daha değerli. 

Yeniden farklı bir konu hakkında görüşmek üzere. 

matilda, leon

20 Nisan 2016 Çarşamba

Küçük Kara Balık Neler Yapıyor?

Merhabalar

Çok okuyan bir anne olduğumu yazılarımdan anlamışsınızdır. Kitap seçimlerimi yaparken özellikle çocuk kitapları için olanları, mutlaka eğitici ve öğretici özelliklerine bakarak seçiyor ve sevdiklerimi sizinle paylaşmaya gayret gösteriyorum. Doğru bilgiyi, doğru şekilde anlatmayı ve iyi yorum yaparak sizlere iyi paylaşım yapmayı tercih ediyorum.

Yazdıklarım ve yorumladıklarım defelarca okunup denenmiş olduğunu bir kez daha belirtmek isterim.
Geçen hafta kızımla birlikte CNR Kitap Fuarı'ndaydım ve çok fazla kitap aldım.

Kendime aldıklarımın yanı sıra oğlum Berke içinde bir kaç kitap seçtim.

Seçtiklerimden biriside eski bir kitap olan Kırmızı Kedi Çocuktan yeniden basılan Samed Behrengi'nin yazdığı Küçük Kara Balık

20160316_192846-1

Bu kitap Berke'ye aldığım en uzun kitapların arasında ilkini oluşturmakta. Kitap 60 sayfa ve ben Berke'yi fazla sıkmadan uykudan önce biraz biraz okuyarak hem anlamasının daha kolay olmasını, hemde maceranın devamında neler olacağını hayal etmesini sağlayarak kitabı yarıladım.

Şimdi kitaptan çok az bilgi vererek biraz anlatmaya çalışacağım.

Kahramanımız kitabın adından anlaşılacağı gibi Küçük Kara bir Balık.

Her gün annesinin peşinden giden küçük kara balığımız bir gün annesine derenin en ucunu görmek istediğini, başka yerlerde olan bitenleri merak ettiğini söylemekle başlıyor. Kendi yapmak istediklerini anlatmak ve karşındakileri ikna etmek için uğraş veren küçük kara balık amacına nasıl mı  ulaşıyor?  İşte bundan sonrasını size bırakarak, merak etmenizi, kitabı alarak çocuğunuza okumanızı diliyorum.

Özgürlüğünü aramak için, hayatı ve dünyayı keşfetmeye hazır, cesur bir balık, her şeyi arkasında bırakarak inandığı ve yaşamak istediği hayalin ardından giden bir balığın yaşam hikayesi, inanmak ve başarmak adına kurgulanmış güzel bir kitap.

Başucu kitapları arasında yer alan Küçük Kara Balık'ı okumalısınız.

20160316_192817

Küçük Kara Balık 
Çeviren: İlknur Özdemir 
Resimleyen: Serap Deliorman
Sayfa Sayısı: 60
Fiyat: 7 TL

Haftaya görüşmek üzere.
Sevgiyle kalın.

10 Nisan 2016 Pazar

Pencereme Aşk Kondu Kitabı Yorumu

Merhabalar

Bugünkü paylaşımım başucu kitaplarımın arasında yerine alacak olan Pencereme Aşk Kondu

Kitabı benim tanıma sürecim, ınstagram sayfasını takip ettiğim @yummy_kitap tarafından oldu. İyikide olmuş. Kitabı bitirdiğimde o sıcak hikayeyi gözümde canlandırdım ve o kadar güzel yaşadım ki, işte bunun tarifi yok.
Pencereme Aşk Kondu ilk Koridor Yayıncılık tarafından 2013 yılında basılmış.

Bugünlerde ise Yakamoz Kitap tarafından kapak sayfaları yenilenerek, kokulu kitap olarak piyasaya sürülmüş. Benim fikrim bu hali daha güzel. Hele kapak resmi, kitabın içeriğini çok iyi anlatabiliyor.

Bir kitabın kapağı ne kadar güzel olursa, sizin o kitabı almanızı çok etkileyeceğini düşünmekteyim.

Bende kitabın yeniden basılacağını öğrendikten sonra, çıkış zamanını bekleyip, kitap fuarına gidip aldım.

Bu kitapla ilgili o kadar çok güzel yorum okudum ki, bir kitapsever olarak mutlaka okumam gerektiğini düşündüm ve aldıktan bir gün sonrada okumaya başladım.

Kitap beni çok heyecanlandırdığı ve meraklandırdığı için, beş gün gibi bir sürede bitirmiş oldum.

Ben çok kitabın içine girmeden, belli başlı bazı bilgiler vererek, sizinde meraklanıp almanızı umarak, bana ne hissettirdiğine değinmeye çalışacağım.

Hapisten yeni çıkmış ve karnını doyurmak için çabalayan Will ile iki küçük erkek çocuğuna sahip, hamile ve kocası ölmüş olan Elly'in hayatlarından oluşuyor.

Hikaye ikinci dünya savaşı öncesine ait. Kendine koca adayı arayan Elly, kasabaya bir ilan asar ve koca adayının onunla gelip evlenmesini bekler. Karnını doyurmak için ekşi elmalar çalıp yiyen Wil, kasabada ilanı görür ve karnını doyurmak, yatacak yer bulmak için Elly'in çiftliğine gidip koca adayı olmak ister.

İşte hikayemiz Elly ve Will'in tanışmasıyla başlamış oluyor.

Neler mi olur?

Okurken eski yapım Hollywood filmlerindeki aile bağlarının sıcaklığı, saf ve temiz bir aşkın tohumlanışını, ikinci dünya savaşı öncesi Pearl Harbor saldırısındaki Amerika'nın izlerini hissediyor ve gözünüzün önünde canlanmasına izin veriyorsunuz.


Hele savaş zamanında Elly ve Will'in birbirlerine yazdıkları mektupları okurken, o özlemi hissediyorsunuz.

Romanın okurken öyle bir yere geldim ki, bitmesi gerektiğini düşündüm ki,yazar burada kaleminin ucuyla ince dokunuşlar yaparak, olayları birbirine bağlamayı başarmış ve güzel bir son yazmış.

Okuduğum ve çok etkilendiğim ender kitaplardan biri oldu Pencereme Aşk Kondu

Okumanızı tavsiye ederim. 

Hoşça kalın...

16 Mart 2016 Çarşamba

Çok Hayal Kuran Çocuk Kitabının Yorumu

Merhabalar

Yine bir çocuk kitabı tanıtımı ile karşı karşıyayım sizlerle.

Yazılarımı takip edenler kitaplara olan düşkünlüğümün farkındadır. Kitap sevgisini çocuklarıma her fırsatta aşılıyorum. Onlarında artık benim kadar sevdiğini düşünüyorum.

Her akşam yatmadan önce altı yaşındaki oğlum "Anne kitap okuyalım" diyor. Onun bu isteği beni sürekli kitap almaya teşvik ediyor.

Oğluma okuyacağım kitaplarda oldukça seçici ve hassas davranıyorum ve paylaşımları bu yönde yapıyorum.

son aldığım kitap Çok Hayal Kuran Çocuk oldu.

Elma Yayın Evinden çıkan Çok hayal Kuran Çocuk, okul öncesi kitap katogeresinde. ,Kitabın adından anlaşıldığı gibi konumuz hayal kuran bir çocuğa ait.

Yıldızlar, güneş ve ayla konuşmayı dileyen Çok Hayal Kuran Çocuk, uykusunda ona eşlik eden bir hayal perisi ile tanışması ile başlıyor.


Çok Hayal Kuran Çocuk hayal perisi ile bulutlara, oradan kutuplara, denizleri aşıp, göçmen kuşları ve kırlangıçları görerek, Atlas Okyanusu'nu görüyor.

Okyanusta  geziyor.

Güneşe gülümsüyor.

Piramitlere hayran kalıyor.

Yağmur bulutlarını uyardı ve gece olunca sonunda ayla tanıştı ve sohbet etme fırsatı yakaladı.

Uyandığında tüm gördüklerini unutmamak için defterine yazdı.

Hayallerimiz sabah uyanmamızla son buluyor.

Ben okurken ve oğlumun yüzene bakıyor ve ne kadar eğlendiğini görebiliyorum.
Son derece güzel yazılmış, anlatılmış ve resmedilmiş bir kitap.

Kitap şu an çocuk kitapları bölümünde çok satanlarda. Kitabımızı birde oyuncu anne Şermin Çarkacı yazınca ilgi ve beklenti büyük oluyor

Ben koca yetişkin olduğum halde hayal kurmaktan vazgeçemiyorum.

Çocuklarımızın hayal dünyasına bir şeyler daha katmak isterseniz, lütfen lütfen çocuklarınıza kitap okuyun.  Küçük yaşta verilen her bilgi, ileride size meyvelerini geri verecektir.

Bu kitabı almanızı tavsiye ediyorum.

Sevgiyle kalın.

Çok Hayal Kuran Çocuk'un fiyatını merak edenler için... 16 TL 

26 Şubat 2016 Cuma

Allah De Ötesini Bırak-2 & Uğur Koşar

Hayatımızda yaşamış olduğumuz belirli evler var ve bize ne yazılmışsa onu yaşıyoruz yaradan tarafından.

Zaman zaman boşluğa düşsek de istemeden isyan ediyor. Sadece kendi başımıza geliyor diye düşünüyoruz.

Aslında öyle mi ki? Nelerle uğraşan insanlar var. Hastalık, ölüm, açlık veya sayabileceğim bir sürü olumsuz düşünceler.

Ben hayatımın dönüm noktasında vermiş olduğum kararların arkasında yıkılmadan ilerliyorum. Ruh halim her an, er saniye değişim göstermekte. Vermiş olduğum önemli kararlar arkasında hayırlısı bu diyerek devam etmeye çalışıyorum.

Hep Allah'ımdan hayırlısını dileyerek tabi.

Bir kaç gündür okumuş olduğum kitap kız kardeşimden bana doğru yolu bulabileceğimi, okudukça huzur bulacağımı söyleyerek hediye ettiği Allah De Ötesini Bırak-2

Geçen gece oğlumu uyuttuktan sonra başladım ve yarısına geldiğimde düşünmeye başladım. Evet dedim. Ne yazılmışsa kaderimize onu yaşıyoruz. Bir an kızdım kendime. Olanları ne çok sorguluyor muşum. Ne çok dert ediyormuşum. Hep yanlış ve şeytanın nefsimize verdiği vesvese ile yaşıyormuşuz. Kafamızda olan her kötü düşünce şeytan bizi olumsuzluğa düşürmesi ile ilgili. Biz kendimizi kötü hissetmek için düşünüyoruz. Halbuki Yaradana sığındığımda huzurun geri geldiğini gördüm.

Kendimi artık olumsuza düşürmeden, şeytanın nefsime hakim olmasına izin vermeden Allah'a sığınacağım.

Allah biz kullarından hep dua bekliyor. Dua ederken bir şeye dikkat etmemiz gerekiyormuş. Allah'ım duamı sana emanet ediyorum. Ben bu şekilde demeye başladım sizde böyle dua etmeyi unutmayın.

Allah De Ötesini Bırak-2 bitmek üzere ve birinci kitabı almak için siparişimi geçtim bile.

Huzur ve doğru yolda ilerlemek isteyen okuyucular, sizde okumalısınız.

Allah'a bıraktığımız her şeyimiz hak ettiği yeri bulacaktır.

Kardeşime bana bu kadar anlamlı bir hediye verdiği için teşekkür ederim. Düşündüğü ve hissettiği gibi oldu. 

İçimdeki fitne düşünceler Allah diyerek son buldu. Yine bir kuluz boşluğa düşüyoruz. 

İçimizdeki olumsuzları kolay atlatmak dileğiyle. 

Allah De  ve Ötesini Bırakın.











20 Kasım 2015 Cuma

Papucumun Ajanı 1 İncelemesi


Merhabalar

Son zamanlarda çok keyifle okuduğum ve okurken gülmeme engel olamadığım, oldukça eğlenceli bir kitaptan söz etmek istiyorum.

Papucumun Ajanı 1 

Uzun zamandır işsiz olan ve kendini meteliğe kurşun atan olarak ilan eden, fiyasko birlik başkanı olduğunu düşünen, kız kurusu olarak dolaşan 25 yaşındaki bir genç kız Deniz Akın.

İşsizlikten bulanmış halde ortalıkta dolaşırken, en komik ve gülünç bir cv yazarak, elinde özgeçmişi ile girdiği uzun atlı bir holdinge yalan söyelerek iş başaı yapar.

Yapar yapmasına da başına neler gelir neler...

Bir erkeğin En'lerinin hepsine sahip olduğunu düşünen Deniz Akın,  Tuna Üstüner'e deli gibi aşık olur. Artık hikaye buradan başlar.

Kitabımı okurken bir instagram'da bir kaç paylaşımda bulundum ve Deniz akın fanlarının olduğunu fark ettim.

Paylaşım yaptığım bir kaç cümleyide sizinle paylaşmak istiyorum: Deniz Akın'ı okurken hissettim. Bu kadar mı çılgın olunur. Bu kadar mı düşünmeden aşık olduğu adama kendini adar. Gurur mu aşk derken, aşk mı seçilir. Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli, en keyifli kitap. Okurken gülmeme hakim olamıyorum. Ortalık yerde okumayın. Neye gülüyor derler. Ayrıntı yakında blogta. Son sayfalarım ben kaldığım yerden devam.

Kitaptan çok bahsetmek istemiyorum. Son zamanlarda biraz değişiklik yapıp kendime iyi gelecek bir kitaplığı kitaplığımdan seçtim. Çok da iyi yaptım. Deniz Akın gibi az uçuk, hayatı tiye alan, kendinle dalga geçebilen bir bayan olmak isterdim.  Onun kadar olmasamda kendimde biraz kaçık olabilirim. :-)

Çok, çok güldüm. Deniz Akın sanki bir kitap kahramanı değil, yaşayan bir kadınmış gibi hissettim. Kısa sürede kitap bitti ve devam olan Papucumun Ajanı 2 alınmaya karar verildi.

Eğer okuyan bir kadınsa Tuna Üstüner'e aşık bir kadın, eğer okuyan bir erkekse Deniz Akın'a aşık olacak bir erkek olabilirsiniz.

Her iki krakter de o kadar güzel şekilde yazılmış ki, bir an sizde kendiniz olsaydınız diyebilirsiniz.

Ben şiddetle şiddetle tavsiye edeceğim. Çok beğendim. Devamını okuduğumda yine burada sizinle paylaşıyor olacağım.  Roman daha çok gençlik romanı gibi duruyor. Bence her kesim okuyabilir.

Asude'nin eline diline yüreğine sağlık.

Screenshot_2015-11-04-15-28-25-1
Keyifli okumalar

Kitaptan bir kaç alıntı sizlere

  • Benim ona hayranlıkla bakmamın aksine, o bana otobanda asfalta yapışmışım da beynimin suyu akıyormuş gibi bakıyordu. Arizona çöllerinde karşılaşmış bir bizon ile ceylan gibiydik.Mezar taşıma yazacakları dörtlüğü düşündüm...
  • Pek aşıktı Deniz kız , pek de gariban.
    Öldü zavallıcık Uranüslüye varamadan.
    Niye öldü derlerse diyin ki ;
    Sebebi oldu Tuna'nın elinden dökülen şampuan!"Ahh...Lale, hayatım...Üzerimde ki bluzu gördün mü? Bunu bir leopardan çaldım tatlım.Evet , ben sevdiğim şeyleri almak için olmayacak işler yaparım.Mesela şu beynim...Aslında doğduğumda kafamda bir beyin yokmuş.Estetikle onu da yaptırdım.Biraz az işliyor ama bana yetiyor," diyen kıza bakan Lale kahkaha attı.Denizde bir kahkaha atarken , gevşemiş olmanın rahatlığıyla masasına doğru yöneldi.Çisemle dalga geçmeye bayılıyordu.Yumurtanın ipanayla fırçalanmayan tarafı gibiydim. Her an çürüyecek, yok olacak, yavaşça küçücük kalacaktım. Tuna Üstüner ise elbette sapasağlam olan taraftaydı. Öyle kendinden emin, o kadar sarsılmaz duruyordu ki, ona bakarken Rihter'in ölçemeyeceği bir depreme maruz kaldım. Aşk itirafımı duymuş muydu, emin değildi